Konu: En İlginç Deneyler

1. Orgon enerjisi iddiaları ve korkunç cihazlar
https://img-s2.onedio.com/id-542e982c5cb1885e7e798b3b/rev-0/w-635/listing/f-jpg-webp/s-405daba72c024fa5a3eb96e19b928f7cec1cd154.webp
Sigmund Freud'un izinden ilerleyen psikanalist Wilhelm Helm, 1930 yılında Orgone ismini verdiği bir teori geliştirdi. Bir tür hayat gücü veya kozmik enerji olarak nitelendirdiği orgon enerjisi, aslında Freud'un libido teorisinin bir devamı niteliğindeydi ve Wilhelm bu inceleme alanını Orgonomi olarak adlandırdı. 1940 yılında, kansere neden olan virüsleri öldürmek ve bitki yetiştirmek üzere, Faraday Kafesi (elektriksel iletken metal ile kaplanmış veya iletkenler ile ağ biçiminde örülmüş içteki hacmi dışardaki elektrik alanlardan koruyan bir muhafaza sistemi) ismini verdiği bir tür orgon deposu geliştirdi. Wilhelm'in bu saçma iddiaları hiçbir zaman kanıtlanamadı. Geliştirdiği orgon cihazlarını kaçak yollardan yurtdışına çıkarmak isteyen Wilhelm, bir süre hapiste de yattı.


2. Kendi kalbiyle oynayan adam
https://img-s2.onedio.com/id-542e99c40870521259805e41/rev-0/w-635/listing/f-jpg-webp/s-9a798a0c17515ad1e5c697d38c45d2dca5717143.webp
Alman bilim adamı Werner Theodor Otto Forssmann, 1929 yılında kendi bedeni üzerinde gerçekleştirdiği bir deney ile ün salmış. Hiç kimsenin yardımı olmaksızın önce lokal anastezik alan, ve sonra kolunda açtığı bir oyuğa kateter sokarak kendi kalbine ulaşan bu çılgın bilim adamı, bu çalışması yüzünden işten kovulmuştu. Fakat 1956 yılında, kardiyak kateterizasyon işlemine olanak sağlayan bir prosedür geliştirdiği için tıp alanında Nobel ödülüne layık görüldü.


3. Uyku mucizesi
https://img-s2.onedio.com/id-542e9b1fb83ac1d67f835cf3/rev-0/w-635/listing/f-jpg-webp/s-aa15d7867f49a1b6dd2bcbba8e53eab30d87fb1e.webp
Uyku üzerine araştırmalar yapan psikiyatrist Ian Oswald, Edinburgh Üniversitesi'nde bir takım çalışmalar yürüttü. Oswald'ın aklındaki soru, insanların her koşul altında uyuyup uyuyamayacağıydı. 1960 yılında bir grup gönüllü denek üzerinde bir deney gerçekleştiren doktor, gözlerini tamamen açtığı deneklerin göz bebeklerinin 50 cm önüne bir flaş ışığı yerleştirdi. Bu denekleri aynı zamanda elektroşoklara ve yüksek sesli müziğe de maruz bırakan doktor, tüm deneklerin eninde sonunda uykuya daldığını gördü. Doktorun bu deney sonucunda ulaştığı veri şuydu: Düzenli aralıklarla tekrarlanan ritim kalıpları, hangi koşul altında olursa olsun insanın uykusunu getiriyor.


4. Kurşundan hızlı bir insan
https://img-s1.onedio.com/id-542e9b6887d72e615a8826b8/rev-0/w-635/listing/f-jpg-webp/s-bce56d48004e3622274ae74617b2af48efa1a345.webp
İkinci Dünya Savaşı sırasında uçuş cerrahı olarak çalışmasıyla tanınan John Paul Stapp, insan bedeninde, ani hızlanma ve yavaşlama anında meydana gelen değişimleri incelemesiyle de biliniyor. Kendi bedenini kullanarak bir takım deneyler yürüten Stapp, 2800 kg ağırlığındaki 4 motorlu ve silahlı bir roket ile ani hız ve yavaşlama üzerinde çalıştı ve bugüne kadar binlerce jet pilotunun hayatını kurtardı.


5. Gıdıklama profesörü
https://img-s1.onedio.com/id-542e9b080870521259805e7e/rev-0/w-635/listing/f-jpg-webp/s-fcf71d8718a5dac5efa58d7314f23db4b8d05585.webp
Psikoloji alanında oldukça önemli çalışmalar yürüten profesör Clarence Leuba, gülmenin gıdıklanma sonucu meydana gelen bir tepki olduğundan şüpheliydi ve acaba gülmek eylemi 'öğrenilen bir davranış' mı diyerek 1933 yılında bir takım deneyler yürüttü. Deney sırasında kimsenin gülmemesini söyleyen doktor, yeni doğan oğlunu gıdıkladı ve oğlunun yüz ifadelerini görmesini engellemek için bir de maske taktı. Geçen 7 ayın ardından, küçük bebek gıdıklandığı zaman aralıksız gülüyordu. Leuba'nın 3 yıl sonra doğan kızı da, aynı şekilde, 8 aylıkken gülmeye başlamıştı. Bu deneyin sonucunda ulaşılan nokta şuydu: Gülme, gıdıklanma sonucunda tetiklenen doğal bir davranış şekli.