1

Konu: Üstün Zekalı Çocukların Yaşadığı Sorunlar

Üstün yetenekli çocuklara yönelik ülkemizde giderek artan bir ilgi var. Bir yanıyla toplumsal farkındalık artarken, diğer yandan devletin de bu konuda çözüm arayışları içerisinde olduğu görülmektedir. Yasal düzenlemeler yapılmaya çalışılıyor; kurumsal alternatifler geliştirilmeye çalışılıyor. Üstün yetenekli çocuklar ve bu çocukların tanılanması, eğitilmesi ve istihdam edilmesi ile ilgili sorunlar her geçen gün daha fazla gündemi meşgul eder hale geldi.
Üstün zekâlı çocuklar, toplumda keşfedilmeyi bekleyen birer cevher gibi insanlık için ellerinden gelen her şeyi yapabilecek gönüllülerdir. Lakin bazı olumsuz koşullar sebebiyle yeteneklerini kaybetme ya da yanlış yönlendirilme gibi tehditlerle karşı karşıya kalabilirler.Bu gibi sorunların ortaya çıkmaması için ise bu çocukların sosyal, duygusal ve fiziksel yönden kötülükten arındırılmasında herkes üstüne düşeni yapmalıdır.

http://mood.ist/files/basin-ve-medya/ustunzekali-1.jpg

Bu üstün zekalı çocukların yaşadığı başlıca sorunlar ise şunlardır:
- Mükemmelliyetçilik
- Disleksi
- Yaşıtlarıyla sosyalleşme
- Asenkronize gelişim (Aşırı duyarlılık)
- Zihinsel açlık
- Dikkat ve davranış sorunları
Bunların yanında toplumsal, ailesel, okulsal ve çocuksal boyutu olan bu konu bir sorun yumağı gibi karşımıza çıkmaktadır.
Mükemmelliyetçilik
    Bu sorunların altında yatan en temel sorun bu diyebiliriz. Mükemmeliyetçilik çocuğun yaptığı işi tam manası ile yapma, verilen görevleri mümkün olan en başarılı şekilde tamamlama isteğidir.Bu çocuklar verilen görevi gereksiz olarak görüp başka fikirlere yönelebilirler çünkü onlar bağımsızlardır. Bu durum öğrencilerin öğretmenler tarafından kınanmasına neden olabilir. Çocuğun okulundaki tüm eğitimcilerin, daha hoşgörülü bir yaklaşım benimsemelerini sağlamak için onları çocuğun üstün zekalı olduğundan haberdar etmek gerekir.
Disleksi
    Avrupa Disleksi Derneği’ne göre disleksi; okuma, heceleme ve yazma becerilerini edinmede nörolojik kökenli bir farklılıktır.  Dislektik çocuklarda üstün yeteneklerin tanınması, sözcüğün dinlenmesi, sıradışı düşünme ve problem çözme becerilerinin gözlenmesi, çeşitli ilgi alanlarına ve gelişmiş espri anlayışına dikkat edilmesi ve çocuğa genel bir merak alanı sunulması önemlidir. Bir çocuğun disleksiyle başa çıkma stratejileri geliştirmesine yardımcı olmak çok önemlidir, çünkü bu stratejiler duysal bilgiyi oluşturabilen ve okuma ve yazma kabiliyetini artırabilecek kaynaklar sağlamaktadır. Okula ve sınıfa uyumları sağlayacak gerekli oryantasyon süreçlerini mutlaka yapmak gerekmektedir.

Cvp: Üstün Zekalı Çocukların Yaşadığı Sorunlar

Yaşıtlarıyla Sosyalleşme
    Bu tarz çocuklar yaşıtlarıyla sosyalleşmede zorluk çekerler. Üstün zekalı bir çocuğun arkadaş edinmesi zor olabilir. Yaşıtlarından ziyade öğretmen ve diğer yetişkinlerle daha rahat etkileşime geçebilir. Bu durumun temel sebebi ise zihinsel yaşının fiziksel yaşından ileride olmasıdır. Bu aynı zamanda sosyal ve duygusal yalnızlığa veya akran zorbalığına neden olabilir. Konuşacak ve başkalarıyla bağlantı kuracak ortak konuları nasıl bulacağı konusunda danışmanlık hizmeti verilmelidir. Bu çocukları benzer gruplar ile zaman zaman bir araya getirmek sorunların çözülmesinde önemli bir aşama olacaktır.

Asenkronize Gelişim (Aşırı duyarlılık)

    Üstünlük bazen, olgunluk söz konusu olduğunda eşzamansız gelişme anlamına gelebilir. Üstün çocuklar son derece akıllı olduğu halde duygularıyla baş etmede problem yaşadığı anlamına gelebilir. Bunun sonucunda ise üstün çocukla öğretmenleri, ebeveynleri ve arkadaşları arasında bir set oluşabilir. Üstün zekâlı çocukların diğer insanlarla konuşma yaparken kendinden emin olabileceklerini bilmeleri oldukça önemlidir.
Zihinsel Açlık
Üstün zekalı çocuklar maalesef hem okul hem de sosyal ortamda yeterince anlaşılamıyor. Bunun altında yatan en önemli sebeplerden bir tanesi kendileri ile eş düzeyde çocuklar ile birlikte olamamaları. Bunun için mutlaka kendileri ile eş düzeyde çocuklar ile zaman zaman bir araya gelmelerine ihtiyaç vardır.Bu tarz çocuklar için onlara öğretilen şeylerin ilgilerini çekmemesi onlarda zihinsel açlık oluşturur. Bu sebeple bir çok çocuk ‘okul neden var?’, ‘hergün aynı şeyleri görüyoruz’ gibi sitem cümleleri ile okula gitmek istemeyebilmektedir. Bu durumda onlara öğretilen şeylerin mutlaka zenginleştirilmesi gerekmektedir.

Dikkat ve Davranış Sorunları

    Üstün zekalı bir çocuğun dikkat zorluklarıyla uğraşması da söz konusudur. Bunlar, belirli ilgi alanlarına odaklanabildikleri, sınıf derslerini takip etmede zorluk çektikleri anlamına gelir. Okul ödevleri, zihnin odaklanmasını sağlamanın zor oluşu nedeniyle öğrenciler için zaman alabilir. Ödevleri tamamlayama, verilen görevlerde zorluk çekme başlıca sorunlardır. Bu durumda çocuklar ile adım adım ilerlemeli çoklu görevler yerine tamamlandıkça ilerleme tercih edilmelidir.

Toplum Açısından Bu Çocuklar İçin Öneriler

    Yetenekli çocukların keşfedilmesi, eğitilmesi ve istihdam edilmesi ile ilgili devlet politikaları geliştirilmelidir.
Yasal düzenlemelerle yapılacak çalışmalara meşruiyet kazandırılmalıdır.
Üniversitelerde üstün yeteneklilerle ilgili bölümlerin ve araştırma merkezlerinin kurulması desteklenmelidir.
Üstün yeteneklilerle ilgili uluslararası standartlarda araştırma çalışmaları desteklenmeli ve bu araştırma çalışmaları kurumlaştırılmalıdır.

Cvp: Üstün Zekalı Çocukların Yaşadığı Sorunlar

Uluslararası kuruluşlarla bağlantılar kurulmasına öncülük ederek dünyada hangi çalışmalar yapılıyorsa ülkemizde de aynı çalışmaların yapılması sağlanmalıdır.
Anaokulundan başlayarak her öğretim kademesinde yetenekli çocuklara ihtiyaçlarına uygun bir eğitim alma imkanı sunulmalıdır. Bunun için de, alternatif eğitim kurumlarının açılmasına izin verilmelidir.
Yetenekli çocukların eğitimini üstlenecek kadroların yetiştirilmesi sağlanmalıdır. Bu kadroların istihdamı ile ilgili sorunlar da çözülmelidir.

Okul ve Öğretmen Açısından Bu Çocuklar İçin Öneriler

             Koridorlarda, büyük bilim ve sanat insanlarının, icatların, evrenin, doğanın, sanatsal çalışmaların ürünlerini ve görsellerini koyarak çocukların zihinlerinde merak ve heyecan uyandırılmalıdır.
             Okulda mümkünse, bir iki sınıfın özel olarak düzenlenmesine çalışılmalıdır. Bilim sınıfı, sanat sınıfı, uzay sınıfı vb. gibi düzenlenebilir. Bu sınıflarda, tamamen özgün bir ortam yaratılmalıdır. Hatta bu konuda, gönüllü uzman kişilerden destek alınarak sınıflar ilgi çekici ve etkileyici hale getirilmelidir.
             Müfredatın çerçeve niteliği ön plana çıkarılarak, olabildiğince çocukların ilgi alanlarına yönelik ürünler geliştirmelerine projeler yapmalarına izin verilmelidir. Böylece, hem çocukların gelişimi daha fazla desteklenmiş olur hem de sınıf yönetimi ile ilgili riskler azaltılmış olur.
             Öğretilecek konularla ilgili sınıf ortamına ilgi çekici ve gerçekçi ürün ve materyaller (toprak, deniz kabukları, ağaç parçaları, eşyalar, taş parçaları vb.) getirilerek ders işlenmelidir.
             Çevrede ulaşma imkanı olmayan konularla ilgili olarak bilgisayar ve internet ortamındaki görseller ve videolardan sıkça yararlanılmalıdır.
             Yakın çevrede gidilebilecek ilgi çekici yerler (hayvanat bahçesi, müze, doğal ortamlar, işyerleri vb.) varsa mümkün olduğunca geziler düzenlenmelidir.
             Ekonomik açıdan uygun olabilecek ve temin edilme imkanı olan bazı araç-gereçlerin de (dürbün, pusula, uzaktan kumandalı helikopter, araba vb.) sınıfa ve okula getirilmesine izin verilmelidir. Bu tür araçların da derslerde olabildiğince çok kullanılmasına önem verilmelidir.
             Sınıfta zaman zaman öğretilecek konuya uygun olarak düzenlemeler yapılmalıdır. Sıraların düzenini değiştirmek, olabilirse yerlere minderler koymak, kimi zaman daire şeklinde oturtmak vb. bu çocuklar açısından çok olumlu sonuçlar doğurur. Derslerin de bu farklı düzenlerde işlenmesi motivasyonu oldukça artırabilir.
             Sınıfta ekonomik olmasına karşın etkili olabilecek ses sistemi kurulmalıdır. Böylece, zaman zaman müzik destekli dersler yapılması sağlanabilir. Ayrıca, çeşitli ses efektlerinden yararlanarak oldukça etkili bazı anlatımlar yapılabilir. Ünlü kişilerin konuşmaları dinletilebilir.
             Zaman zaman derslere çeşitli uzmanlar getirilmeli ve onlardan daha derinlemesine bilgiler edinme imkanı sunulmalıdır. Bu konuda velilerden de destekler alınması çok anlamlı olur.

Aileler ve Çocuk Açısından Öneriler

             Çocuğun üstünlüğünü, “insan” odaklı değil, “yetenek” odaklı olarak algılamalıdırlar. Dolayısıyla, çocuğun yeteneklerine hak ettiği değeri verip ilgiyi gösterirken, insan olarak başkalarından bir ayrıcalığı olmadığını da göstermelidirler.
             Bu çocukların üstün özellikleri olsa da çocuk oldukları akıldan çıkarılmamalıdır. Dolayısıyla, her çocuğun temel sorumluluk ve alışkanlıklarının bu çocuklar için de geçerli olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.

Cvp: Üstün Zekalı Çocukların Yaşadığı Sorunlar

Okulla işbirliğine önem verilmelidir. Okulun işini kolaylaştıran ve okula destek veren bir anlayışla hareket edilmelidir. Gerekirse diğer velilerle de organize olarak okula nasıl destek verebilecekleri konusunda öneriler geliştirmelidirler.
             Okulda ve sınıfta sadece kendi çocukları varmış gibi hareket etmemelidirler. Diğer çocukların da “değerlilik” ve “haklar” açısından kendi çocuğuyla aynı olduğunu unutmamalıdırlar. Bu nedenle okuldan istek ve beklentilerini bencilce bir duygu ile ortaya koymamalı, diğer çocuk ve aileleri de düşünerek empati ile ortaya koymalıdırlar.
             Çevresindeki imkanları değerlendirerek, çocuğun yetenek, ilgi ve yönelimlerine uygun farklı destekler sağlamalıdırlar. Ancak, hangi konuda nasıl bir destek sunulacağını çocukla birlikte kararlaştırmalıdırlar. Çocuğu, istemediği şeylere zorlamak şeklinde bir uygulama yapmak doğru değildir.

Cvp: Üstün Zekalı Çocukların Yaşadığı Sorunlar

oldukça önemli bir konu oldukça güzel anlatılmış teşekkürler